23/12/2006 ·

15) Büyük Şehirlerin Yok Olması

 

Büyük şehirler, dün sanki yokmuş gibi helak olur.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 38)

 

Hadiste bazı büyük şehirlerin savaşlar ve çeşitli doğal afetler neticesinde yok olacağına işaret edilmektedir. Birçok büyük şehir hep bu yüzyıl (Hicri 1300-1400) içinde yok olmuş veya büyük tahribat görmüştür. Bu olaylar Mehdi'nin çıkış öncesi alameti olması açısından çok önemli bir delildir.

Amerika'nın 1945 yılında Hiroşima ve Nagasaki'ye attığı atom bombası, burada yaşayan insanları sağ bırakmazken, kentin tamamını da yerle bir etmiştir.


Hiroşima şehrinin savaş sonrası hali görülmektedir.

Allah Kuran'da geçmişteki pek çok kavmin türlü şekillerde helak olduklarını şu ayetlerle belirtmektedir:

 

Artık sen, onların kurdukları hileli-düzenin uğradığı sona bir bak; Biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik. İşte, zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır. (Neml Suresi, 51-52)

Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar Biziz. (Kasas Suresi, 58)

İşte ülkeler (ve onların halkları), zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tespit ettik. (Kehf Suresi, 59)

Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik. (Enbiya Suresi, 11)

Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık. (Hud Suresi, 82)

Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken Bizim zorlu azabımız onlara geliverdi. (Araf Suresi, 4)

 

Bulunduğumuz yüzyıl içinde meydana gelen savaşlarda birçok şehir (Berlin, Hamburg, Varşova, Leningrad, Bükreş, Londra...) tamamen harap olmuştur. Bu şehirlerin inşası ancak çok sonraları mümkün olabilmiştir.


2. Dünya Savaşı'nda İtalya'nın pek çok şehri gibi Anzio'da yerle bir olmuştur.

Bombardıman sonucunda yerle bir olan Berlin'deki İsveç Büyükelçiliği.


Son 20 yılda Amerika'nın farklı eyaletlerinde meydana gelen kasırga, hortum ve seller çok büyük felaketlere yol açtılar.


16) Depremlerin Çoğalması

 

…Depremler çoğalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.

(Kıyamet Alametleri, s. 109)

 

Peygamberimiz yukarıdaki hadisinde "depremlerin çoğalmasını" ahir zaman öncesinde meydana gelecek alametlerden biri olarak ifade etmiştir. Gerçekten de 20. yüzyıl da on binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremlerle tarihe geçti. Kobe'deki şiddetli deprem, Türkiye'de, Tayvan'da, Yunanistan'da ve Meksika'da birbiri ardınca gelen depremler ahir zamana bakan çok önemli işaretler içermektedir.

1989 yılında San Fransisco'da, 1988 yılında da Ermenistan'da meydana gelen şiddetli depremlerde binlerce kişi ölmüş yüzbinlercesi evsiz kalmıştır. Hasar milyarlarca dolardır.



21 Eylül 1999, Hürriyet Gazetesi


22 Ağustos 1999, Cumhuriyet Gazetesi


8 Eylül 1999, Radikal Gazetesi



90'lı yıllarda da depremler şiddetlenerek artmış, Kobe'deki büyük depremi, Türkiye, Atina, Tayvan ve Meksika depremleri izlemiştir.

 

"Ümmetimde zelzeleler olur. Öyle ki, bu zelzelelerde on bin, yirmi bin, otuz bin kişi ölür. Allah, bu ölümü muttakilere öğüt, müminlere rahmet, kafirlere ise azap kılar."

(İbni Asakır, Geleceğin Tarihi 1, Orhan Baytan, Mevsim Yayıncılık, s. 81)

 


Alaska'da gerçekleşen 9.2 şiddetindeki depremde yerde büyük yarıklar oluşmuştur.


 

Barınacak evler, sizi taşıyacak hayvanlar bulamayacağınız zaman yaklaşmıştır. Çünkü evlerinizi depremler yıkacak, hayvanlarınızı yıldırımlar yakıp kömüre çevirecektir.

(Naim bin Hammad, Geleceğin Tarihi 1, s. 82)

 

 

(Kıyamet) alametlerinin ilki yer çökmeleridir…

(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman alametleri, s. 518)

 


California'da 17 Ocak 1994'de gerçekleşen 6.7 şiddetindeki depremin maddi
boyutu 40 milyar doları geçiyordu.

 

Hilafetin Arzı - Mu kaddeseye indiğini görürsen bil ki, artık zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakındır. O gün kıyamet insanlara şu elimin başına olan yakınlığından daha yakındır.

(Ebu Davud, Cihad 37, s. 2535, Kütüb-i Sitte, cilt 14, s. 339)

 


Kobe depreminin maddi hasarı 147 milyar dolar olarak ölçülmüştü.


1976 yılında Çin'de meydana gelen deprem 20. yüzyılın en büyük depremiydi. Ölü sayısı 240.000, yaralı sayısı 164.000 kişiydi.

Kobe depremi 12 saniye sürmesine rağmen şehri tanınmaz hale getirmişti.


 

Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgarları, (zelzeleyi) yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını (kazfi)) bekleyin.

(Tirmizi, Fiten 39, s. 2211, Kütüb-i Sitte, Cilt 14, s. 341

 


Peru'da yaşanan 7.7 şiddetindeki deprem 1000 km'lik bir alanda etkili olmuştu.

 

Ahir zamanda eğlencelerin ve çengilerin meydan aldığı ve içkinin de mubah addolunduğu zaman yere batma, taş yağma zuhur edecek ve insan kılığından çıkma olacaktır.

(Hz.Sehl İbni Saad, Ramuz El Ehadis, cilt 2, s. 302/8)

 


San Fransisco depremi sabah 5:04 sıralarında olmuş ve 15 saniye içinde binlerce binayı tanınmayacak hale getirmişti.


Romanya'da 1977 yılında gerçekleşen depremde binlerce bina yerle bir olmuştu.

 

İlim kalkmadıkça, depremler çoğalmadıkça, zaman kısalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.

(Buhari, İbni Mace, Kıyamet Alametleri, s.108)

 


Sicilya'da gerçekleşen 10 şiddetinde depremde bazı şehirler tamamen ortadan kalkmış, yerle bir olmuştu.

1985 yılında Meksika'da gerçekleşen şiddetli deprem, arkasında 1 milyon evsiz, 9.000 ölü ve 30.000 yaralı bırakmıştı. Harap olan Benito Juarez Hastanesi

22/12/2006 ·

Beklenen Mehdi Kitabı'nın kısa sürede tükenen ikinci baskısından sonra gelişen dünya olayları ve Amerika'nın Irak'a saldırısı, işgali ve bu savaşta bölge ülkelerinin aynen Peygamberimiz'in hadislerinde bizlere belirttiği şekilde davranmaları konumuzla ilgili hadisleri gözden geçirmemize vesile olmuştur. Aşağıda yapmış olduğum ek çalışma ile bu savaşa ve olaylara bakan hadislerden bazılarını değerlendirdim.


"ORDUNUN KAYBOLUŞU"

"Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, samadan bir sayha, Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir."
(Naim Bin Hammad)


"IRAKLILARIN PARASI KALMAYACAK"

"Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 45 El Muttaki)



"BAĞDAT ALEVLERLE YOK EDİLİR"

Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir...
(Risaletül Huruc ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177, Kayıt 854)



"BATILI GÜÇLER VE TÜRKİYE"

"Müslümanlarla Rumlar arasında sulh anlaşması olacak. Sonra onlar, Müslümanların düşmanlarıyla savaşacaklar, mağlup edip ellerinden mallarını aldıkları zaman o malları Müslümanlarla aralarında paylaşacaklar. Aradan bir müddet geçtikten sonra Müslümanlarla birlik olup Faris'i ele geçirecekler. Bir çok ganimetlerle birlikte insanlardan esirler alacaklar ve Müslümanlara:

-Biz size vediğimiz gibi, şimdi siz de bize ganimetlerden birşeyler verin! Diyecekler. Müslümanlar ellerindekini onlarla paylaşacaklar, sonra Rumlar:

-Kendi çocuklarınızdan da verin bize! Deyince müslümanlar buna razı olmayacaklar. BUNUN ÜZERİNE KOSTANTİNİYE (İSTANBUL) SAHİBİNE GELİP:

-Araplar bize ihanet ettiler, biz sayıca ve kuvvetce onlardan fazlayız, müsaade et de savaşalım diyecekler. Kralları:

-Siz ne kadar çok olursanız olun, Arapları yenemezsiniz! Diyecek. Sonra Romayı elinde tutan krala başvuracaklar. O, bunların teklifini kabul edip, seksen sancakla -her sancağın altında on iki bin kişi bulunacak- DENIZ YOLUYLA bir ordu gönderecek ve şu tenbihi yapacak:

Şam sahiline ulaştığının zaman gemilerinizi yakın, kendiniz bizzat onlarla savaşın.

Onlar tam teçhizat Şam'a gelecekler ve Şam'ı deniz ve kara olarak tam manasıyla ellerine geçirecekler. Kudüs'ü tahrip edecekler..... (Naim Bin Hammad)



"ARAP VE RUM (BATI) İTTİFAKI"

Arap ve Rum kralları biraraya geldiklerinde çok
şiddetli bir savaş yaşanacaktır.
(Risaletül Huruc ül Mehdi, s. 38 )


"IRAK VE ŞAM'A AMBARGO"

Ebu Nadre (R.A.) dedi ki; Cabir (R.A.)'ın yanında idik, şöyle dedi: "Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (kile),
bir dirhem sevk olunmayacak
".
Dedik ki "bu kimden dolayı olur". Dedi ki: "Acemler (Arab'ın gayrısı) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik.
"Rumlar'dan dolayı" dedi.
(Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni)



"IRAK YENİDEN YAPILANIR"

"İnsanların en şerlileri Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz.Ve ıraktaki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır." ."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 254, El Muttaki)



"IRAK HALKI ŞAM'A, KUZEY'E KAÇAR"

Şerli kişiler Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz.
(işte o zaman) Masum ve temiz Irak halkı Şam'a kaçar.
(Risaletül Huruc ül Mehdi... sf. 210)



"ŞAM'DA FİTNELER"

Şam'da fitneler bir taraftan sakinleştikçe, diğer bir taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir melek "Mehdi emirinizdir. Mehdi Halifenizdir" demedikçe de fitneler bitmez.
(Risaletül Huruc ül Mehdi... s. 63)


"ŞAM, IRAK, ARABİSTAN"

"Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ...Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, sığınabileceği bir makan bulamayacaktır. Bu belalar Şam'ın etrafında dolanacak, Irak'ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır. İslam ümmeti orada belalara karşı bozkırlarda savaşacaklar. Hiçbir kimse, onların haline acıyıp; vah! vah! bile demeyecek. Onlar belayı bir taraftan defetmeye çalışırlarken, diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 s. 38-39 El Muttaki)

...belalar Şam'ın etrafında dolanacak,

...Irak'ın üzerine çökecek,

...Irak'ın üzerine çökecek,

 

"FIRAT İLE DİCLE ARASINDA, BÜYÜK SAVAŞ OLACAK"

"Fırat ile Dicle arasında Zevra denen bir şehir olacak. Orada büyük bir savaş olacak. Kadınlar esir edilecek, erkekler ise,
koyun kesilir gibi boğazlanacak
."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 38 El Muttaki)



"IRAK'IN ÜÇE BÖLÜNECEĞİ"

Resulullah (s.a.v.)in bildirdiğine göre, Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar.
Bir kısmı savaşır ve öldürülürler.
Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın.
(Fera İdu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)"

Küfe halkı üç kısma ayrılacak: Bir kısmı, Süfyani'nin ordusuna katılacak. Onlar, Cenab-ı Hakk'ın yarattığı en kötü insanlardır. Bir kısmı onlarla savaşacak onlar Cenab-ı Hakkın şerefli kullarıdır. Bir kısmı da yağmacılara katılacak, onlar günahkarlardır.
(En-Necmu's Sakıb Fi BeyanıEnne'l Mehdi Min Evladı Ali B.Ebi Talib)


Bir kısmı çapulculara kalır



Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar
.

Bir kısmı savaşır ve öldürülürler.


"MASUM ÇOCUKLARIN ÖLDÜRÜLMESİ"

"…Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde, gökten bir melek 'hak onda (Mehdi'de) ve onun yanında olandadır' diye haykırır.
(Sabban isafur Ragibin s.154)

22/12/2006 ·

Tesbih Namazı
Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek'atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi ezber bilmek icap eder:

سُبْحانَ اللهِ وَالْحمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ

وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ



"Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym"

Tesbih namazının kılınışı:

Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. "Allâhü Ekber" diyerek namaza başlanır.

Yukarıdaki tesbih:

Sübhâneke'den sonra 15 kere
Zamm-ı sureden sonra 10 kere,
Rükûda rüku tesbihinden sonra 10 kere,
Rükûdan doğrulunca 10 kere,
Secdede secde tesbihinden sonra 10 kere,
Secdeden doğrulunca 10 kere,
İkinci secde de secde tesbihinden sonra 10 kere,
okunur.
Böylece birinci rek'at kılınmış olur. İkinci rek'ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfe'den önce yine 15 kere, diğer yerlerde de, tarif edildiği gibi 10'ar kere okunarak 4 rek'at tamamlanır.

Tesbih namazının diğer tarafları aynen diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci rek'atte oturulduğunda, "Et-tehiyyâtü..."'den sonra, "Allâhümme salli...“ ve "Allâhümme bârik...“, üçüncü rek'at için ayağa kalkıldığında da "Sübhâneke..." okunacaktır.

Tesbih namazında her rek'atte okunan tesbih adedi 75'dir. Dört rek'atte 300 tesbih okunmuş olur.


Not: Peygamber efendimiz s.a.v her müslüman bu namazı haftada bir yada ayda bir yada senede bir yada ÖMRÜNDE BİR DEFA mutlaka kılmalıdır..çünkü sevabı çok büyükdür Buyuruyor . . .

3 aylara girdiğimiz Bu vakitlerle İhmal Etmemeliyiz Dostlar . . .

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

21/12/2006 ·

KONU : ( HER GECE 5 ŞEYİ YAPMADAN YATMA)


Hz.PEYGAMBERİMİZ (s.a.v) Hz.ALİ’ye  ŞÖYLE DEDİ:-

Ya ALİ BEŞ ŞEYİ YAPMADAN YATMA:-

1-KUR´ANIN HEPSİNİ OKUMADAN YATMA.

2-DÖRT BİN DİRHEM SADAKA VERMEDEN YATMA.

3-KABEYİ ZİYARET ETMEDEN YATMA.

4-CENNETTE YERİNİZ HAZIRLAMADAN YATMA.

5-KÜS OLDUĞUN BİRİYLE BARIŞMADAN YATMA.


Hz. ALİ radıyallahu anhu bu nasıl olur ya resulALLAH dedi.?

Hz.PEYGAMBERİMİZ(s.a.v) ŞÖYLE BUYURDU:-

BİLMİYORMUSUNKİ:-


1- (3 kere) İHLAS SÜRESİ KUR´ANIN HEPSİNE EŞİTTİR.

2-(4 kere) FATİHA SÜRESİ 4 BİN DİRHEME EŞİTTİR.

3- (10 kere) LAİLAHE İLLALLAHU VAHDEHU LA ŞERİKELE
LEHÜ EL´MÜLKÜ VE LEHÜ EL´HAMDÜ YUHYİ VE YÜMİTU
VE HÜVE ALA KÜLLİ ŞEY´İN KADİYR demende kabeyi ziyarete eşittir

4-(10 kere) LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİ
EL ALİY EL AZİYM demen cennette yerini hazırlamana vesiledir.

5- (10 kere) ESTAĞFURULLAHİ EL AZİYM ELLEZİ LAİLAHE İLLA HU EL HAY EL KAYYUM VE ETUBU İLEYHİ demen darğın ve husumetli olduğun insanlarla barışmana vesiledir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

6/12/2006 ·

Aklı olmayanın dini de yoktur...
İnsanların kendi nefislerine karşı da birtakım görevleri vardır. Bu görevlerin bir kısmı bedenlerine, bir kısmı da ruhlarına aittir. Başlıcaları şunlardır:

Şahsa Ait Görevler

         İnsanların kendi nefislerine karşı da birtakım görevleri vardır. Bu görevlerin bir kısmı bedenlerine, bir kısmı da ruhlarına aittir. Başlıcaları şunlardır:

         1) Beden terbiyesi: Öyle ki, her insan için temiz ve pâk olmak, güçlü bir bedene sahib olmak gereklidir. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: "Kuvvetli olan mümin, zayıf olan bir müminden hayırlıdır."

         2) Sağlığı koruma: Sağlık büyük bir nimettir. Onun için sağlığa zararlı şeylerden kaçınmak ve gereğinde tedâviye önem vermek gerekir. Bir hadis-i şerife göre: "Ölümden başka her hastalığın bir devası vardır." Yeter ki, ilâç bulunsun...

         3) Zararlı riyazetlerden kaçınmak: İslâmda Ruhbaniyet (toplumdan ayrılıp yalnız başına ibadetle uğraşmak) yoktur. Geceli gündüzlü aç durmak, helal şeylerden büsbütün nefsini kesmek caiz değildir.

         Dinimizin emrettiği ibadet ve riyazetler orta bir halde olup hayatın mutluluğuna pek ziyade elverişlidir. Bunlara aykırı olarak yapılan riyazetler hayatı ters yönden etkileyip gevşeklik getireceği için caiz olmaz. Bir hadis-i şerifte buyurulmuştur: "Nefsin, senin bineğindir, artık ona yumuşak davran."

         4) Vücudu yıpratacak şeylerden sakınmak: İslâmda içki haramdır. Herhangi bir organı kesin bir gerek bulunmaksızın kesmek haramdır. İntihar denilen cinayet haramdır. Çünkü bunları yapmak, Yüce Allah'ın insanlara ikram ettiği hayata suikasd demektir. Onun için bu gibi haram şeylerden kaçınmak şahısla ilgili bir görevdir. Aksi halde insan birçok pişmanlıklardan ve azablardan kurtulamaz.

 

         5) İradeyi kuvvetlendirmek: İnsan, sağlam bir irade sahibi olmalıdır. Yararlı şeyleri öğrenip yapmalı, yararsız şeyleri de, sırf şunu bunu taklid hevesi ile yapmamalıdır. İnsan bir inanca ve bir huya sahib olmalıdır. Hakkı kabul etmeli, haksız ve zararlı olan bir şeyi de, herhangi bir düşünce ile öne sürüp kıymetlendirmeğe çalışmamalıdır. Böyle bir hafiflik insana yakışmaz.

         6) Aklı ve zihni ilim, irfan nurları ile aydınlatmak, kalbde yararlı ve yüksek duyguları uyandırmak, İslâmda ilim ve marifet kazanmak pek önemli bir görevdir. İnsan akıllıca yaşamalı ve daima gerçek arkasından koşmalıdır. Yanlış fikirlerden, aldatıcı, sözlerden, yaldızlı muhakemelerden, zararlı törelerden, batıl inançlardan, hasis duygulardan kaçınmalıdır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:

         İnsanın dayanacağı şey aklıdır. Aklı olmayanın dini de yoktur...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »